Haber Detayı
23 Mayıs 2019 - Perşembe 11:28 Bu haber 644 kez okundu
 
GEREKÇELİ KARARLA KAFALAR DAHA DA KARIŞTI
İBB Başkanlığı seçimlerini iptal eden 6 Mayıs tarihli YSK kararının 22 Mayıs tarihli gerekçesinde dile getirilenler, kafalardaki soru işaretlerini daha da artırdı. 250 sayfalık gerekçeli kararın sadece 12 sayfası iptal yönünde oy kullanan 7 üyeye ait. İptale karşı çıkan 4 üye itirazlarını 18 sayfada dile getirdi. Yüzlerce sayfa ise süreçteki yazışmalardan ibaret. 7 üye “izah edilemeyen durumlara” vurgu yaparken, 4 üye iddialara ilişkin hiçbir delil ortaya konulamadığını yazdı.
GÜNCEL Haberi
GEREKÇELİ KARARLA KAFALAR DAHA DA KARIŞTI

Yüksek Seçim Kurulu’nun(YSK), 6 Mayıs tarihinde verdiği İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin kararının 250 sayfalık gerekçesi kafalardaki soru işaretlerini ve tartışmaları daha da büyüttü.

YSK’nın 11 üyesinden 7’si iptal yönünde oy kullanmıştı. 250 sayfalık kararın sadece 12 sayfası 7 üyenin gerekçelerinden oluşuyor. Seçimin iptaline karşı çıkan 4 üye ise itirazlarını 18 sayfada özetledi. Diğer sayfalarda ilgili YSK kurumları arasında 31 Mart gününden 6 Mayıs’a kadar olan yazışma sürecinin belgeleri bulunuyor. 

İPTAL GEREKÇESİNİN ARKASINDAKİ TESPİTLER

YSK kısa kararda iptali; kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanlarına ve bu durumun seçimin sonucuna tesir etme ihtimaline dayandırmıştı. 7 üye olayı şu ifadelerle detaylandırdı:

 -“754 sandıkta sandık kurulu başkanlarının yukarıda yer verilen yasal zorunluluğa uyulmaksızın kamu görevlisi olmayan kişiler arasından belirlendiği görülmektedir. Kanuna aykırılık oluşturan bu belirlemenin neden yapıldığı ilçe seçim kurulları tarafından izah edilememiştir”

-“Sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız olmakla esasen yok hükmünde olan 108 adet sandıktaki oy kullanan seçmen sayısı 30.281’dir.”

-“Seçim sonucunun belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri olan sayım döküm cetvellerinin 108 sandıkta düzenlenmemiş olması, bu sandıklardaki seçim sonucunun güvenilirliğini ciddi biçimde zedelemektedir.” 

-“Sayım döküm cetvellerindeki bu eksiklik, tek başına seçim sonucuna müessir olmamakla birlikte, sandık kurulu başkanlarının kanuna aykırı biçimde belirlenmesi ile birlikte değerlendirilmiştir” 

İPTALE KARŞI ÇIKAN ÜYELERİN GÖRÜŞLERİ

Kamuoyunda, 7 üyenin gerekçelerinden ziyade; YSK Başkanı Sadi Güven’in de aralarına dahil olduğu iptal istemine karşı oy kullanan 4 üyenin şerhleri ses getirdi.

Sadi Güven şerhinde şunları dile getirdi:

-“5 kişisi siyasi parti temsilcisi olup 7 kişiden oluşan sandık kurulunda siyasi partili üyelerle birlikte görev yapan usulsüz atanmış sandık kurulu başkanının 31 Mart 2019 günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin maddi hatalar giderilip geçersiz oyların tamamının yeniden sayılması karşısında tek başına seçimin neticesine tesir ettiğine ilişkin seçimin iptalini gerektirir tespit olmadığından sayın çoğunluğun seçimin iptali ile yenilenmesine ilişkin kararına katılınamamıştır.”

-“Dosyadaki belgelere göre; kamu çalışanı olmadığı halde sandık başkanı olarak görev yapan 754 kişinin görev yaptığı sandıkların 750 tanesinde Adalet ve Kalkınma Partili üye görev yapmış olup bu sandıklara 1.104 üye vermekle 354 sandıkta iki üye ile temsil edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi de aynı sandıkların 3 tanesine üye vermemiş, 28 üye göreve gelmemiş, diğer 723 sandıkta üyesi görev yapmıştır. Aynı sandıklara toplamda 979 üye veren Cumhuriyet Halk Partisinin de 256 sandıkta iki üyesi görev yapmıştır. Bu sandıklarda ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Saadet Partisi, İyi Parti, Demokratik Sol Parti, Büyük Birlik Partisi, Demokrat Partili ve Vatan Partili üyeler de görev yapmıştır.”

 

16 NİSAN’DAKİ MÜHÜRSÜZ OYLAR HATIRLATILDI

YSK üyesi Cengiz Topaktaş ise şerhinde 16 Nisan 2017 referandumundaki mühürsüz oyları hatırlattı: “Seçmenlerin sandık kurulunun oluşumuna itiraz etmeleri ve sandık kurulunun nasıl oluşturulduğunu bilmeleri mümkün değildir. Seçmenler Anayasa gereğince kendilerine tanınan seçme hakkını kullanarak oy vermişlerdir. Sandık kurulunun oluşumunda bir hata varsa bunun sorumluluğu seçmenlere yüklenemez. Nitekim yukarıda bahsi geçen 16/04/2017 tarihli kararla ilgili verilen dilekçede de; sandık kurulundakilerin mühür vurmamalarının seçmenin kusuru olmadan gerçekleştiği, seçmenin iradesinin tam bir şekilde sandığa yansıması için söz konusu oy pusulalarının ve zarfların geçerli olması gerektiği doğrultusundadır.” 

 

İLKELERİN NASIL İHLAL EDİLDİĞİ ORTAYA KONULAMADI

YSK Üyesi Kürşat Hamurcu şerhine “Bu sandıklarda kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanının, seçmenin oyunu yönlendirdiği, değiştirdiği veya etkilediği yönünde aynı sandık kurulunda görevli olan beş siyasi partili sandık kurulu üyesinin herhangi bir şikâyeti veya itirazı olmamıştır.” ve “Seçim hukukuna egemen olan serbest, genel oy, eşit, tek dereceli, gizli oy, açık sayım ve döküm ilkelerinin hangisinin kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanı tarafından ihlal edildiği, hiçbir şekilde ortaya konulmamıştır.” notlarını düştü.

 

KISITLAMA KARARLARI UYAP SİSTEMİNE GİRİLMEMİŞ

YSK üyesi Yunus Aykın, “Haklarında kısıtlama kararı kesinleşenlere ait bilgilerin, kararı veren mahkemelerce UYAP sistemine girilmemesi nedeniyle Adalet Bakanlığı’nca gönderilen listelerde ismi yer almayanların sandık seçmen listesinde oy kullanabilir durumda görülmeleri nedeniyle seçim kurullarına yüklenebilecek bir kusur yoktur.” ve “Kaldı ki, kısıtlı olanların oy kullandıklarının seçimden sonra tespit edilmesi ve oy kullanan kısıtlı seçmen sayısının seçim sonucuna tesir etmesi halinde bu husus Yüksek Seçim Kurulunca her zaman dikkate alınmaktadır. İstanbul İlinin toplam seçmen sayısının 10.560.963 olduğu gözönüne alındığında 601 kısıtlı seçmenin oy kullanmış olmasının seçimin iptalini gerektirecek bir usulsüzlük olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Gerçekleştiği iddia edilen olaylar ve ileri sürülen hukuki sebepler, itiraz dilekçesi ve ekleri ile Kurulumuzca verilen ara kararı uyarınca toplanan bilgi ve belgelere göre seçimin sonucuna müessir olmadığından, itirazın reddi gerektiği görüşüyle aksi yönde verilen karara katılmıyorum.” tespitlerini ortaya koydu.


 

Kaynak: (Haber Merkezi) - Cadde Gazetesi Editör: Emrah Öztürk
Yorumlar
Haber Yazılımı